Pazartesi, Ocak 15, 2007

düşün-ce...


geçip gidiyor zamana yenik düşmüş
gözlerden, yorgun aşklar
şimdi ne çok imreniyorum
aşkı benim gözümle görmeyenlere
yaşamlarında ki sınırlara
ölçüp tartıp gelen susmalara...
sonra hayat denen sığlığa koşmalara...
_
ölülerin dirildiği rüyalarda olmasa
o sahil geceleri geçer mi benden?
ilk bahar sadeliği ve tedirginlik...
hayallere kovulmuş yaşamım
başka hayalcilerden uzaklaşmış işte...
tek düşü hayallerin
birgün ölümden uzak rüyalardan
hayallerinle buluşan düşler kuracağım.
uykularından düşlerini çalıp
orada bize bir "aşk" bulacağım
adı sen olan gökkuşağı masal aşklar.
dönecek yerimiz başka bir renk olan geçitler.
gözlerinden almadıysam bu düşü!
nasıl bilecektim senin en güzel rüyanın,
benden esirgediğin "aşk" olduğunu!

zamanın olmadığı toprak ülkesinde
ağaç dalları gibi özgürlüğe tutsak
yaprak kopuşu gibi ölümle kardeş
çiçek açması gibi aşkla cilveleşen,
Hayaller ülkesine mahkum gönderilmiş ruhum,
orada hayat yok işte!
varolan sadece düşler.
şimdi yaşamın bu bilinmez kıyısında
sensiz kalmamanın sevdasındayken
içinde adın geçen hayallere yolcuyum.
bir düşün arka sokağında,
köşeli bir camın kenarında,
ve bilmediğim bir eve her girdiğimde,
düşler diyarında yanında olacağım.
düşlerim de bulamazsam hayallerini
ıssız bir adaya varsın diye
düş denizine atacağım.

Hiç yorum yok: