Pazartesi, Kasım 24, 2008

aşkın fermanlarda kaldığı diyarlardan
uzaklardan gelen biri.
selamını verdi bana adı “aşk perisi”
bekle dedi... üç vakit bekle…
gelecek aşk sessizce…
bilinmez ölçütlü üç vakit için
beklemek zamanı
bir bilinmez masallar diyarının
bir bilinmez kahramanı

uğruna ne methiyeler döşenmeli
uğruna ne umutlar kuşanmalı
bir bilinmez üç vakit..
apaçık “beklemek zamanı..”

sabır mı açmalı aşkın kapısını
hangi kapının ardındasın.
hangi gönülde sultan
hangi gönüllüde köle ...
bir bilinmez üç vakit
adı beklemek, tadı sabır olan aşk zamanları
zaman bir gün ışığı
bir tutam tuz, bir yudum çay oldu...
bahar yaza/yaz güze/güz kışa döndü
geçti mi bilinmez üç vakit
sessizliğinde ki seslerin...
aldığım nefesim ne zaman nefesin olacak?

söyle aşk perisi!
nereden gelir /gider bu yollar
söyle aşk perisi yalnızlığın ilacı mı bu yollar
yokluğu bu kadar büyür mü içimde?
söyle aşk perisi seven üzülür mü?

uzaklarda bir masal …

özlüyorum ne tuhaf
bilmediğim bir gecenin içindesin
bilmediğim bir diyarın sesisin
var mısın yok musun bunu bildim mi? "bilemedim"

Cumartesi, Kasım 15, 2008

uzun zamanların sevdası
bir kuş kanadında sözcükler
kanat çırptıkça sevda akıyor
gidişin gece renginde evler

kalbim...
sevda dolu bahçelerde koşup
bir gül zerafetiyle aşklandı da
bunu bir sen bilmezsin...

bir nefeste sevda dilemeyi
çekingen korkularda tüten acıyı
aşka bu hasretli prangayı

yol yol gezinir sevda
bir bahar bir güz olur
bulut bulut uçuşur işte
varla yok arası duygular.


çekimser bir sözcük gibiyim
yokluğun aşkı kuşatan tadında
aslında ben bir deliyim
umutsuzluk diyarının en masal kahramanı
kimsesiz aşklar treninde ki tek yolcu

söz bittiyse
kalbini doldurmuyorsa özlem
yalancı bir bahar bu
ardı kazma kürek yakma vaktidir
sevda bir kuş kanadında
her kanat çırpınışında akıyor
zamanı yok
yeri yok
bu trenin yol alıcak rayı yok

Cuma, Kasım 14, 2008

hiç

bir bilmecenin orta yerindeyiz
kim çözecek!
ben mi? sen mi? yağmur mu?
bunu hiç bilemedik!

bir yağmur sesiyle geldiğini sen hiç bilemedin
bir yudum sıcak çayla ısıttığını içimi;
bir sayfada ki hangi kelimelerdi aşk
sen hiç bilmedin!

bunca zaman ne az nede çok
sevda içimden hangi gözlerle bakar sana
hangi bakışım ben olur sende
hangisi savurur seni?

bir yağmur sesi ile geldiğini ve toprak kokulu aşk olduğunu
sen hiç bilemedin!
usulca yastığıma düştü iki damla...
özlemenin adı sen olalı beri
kaç zaman geçti ben hiç bilemedim!

aşkını kuşandım işte
tüm tövbelerden sonra
bir nefeste aşk olduğunu sen hiç bilemedin!

Cumartesi, Mart 01, 2008

seni özledikçe

ben seni özledikçe
uzak diyarlardan gelen rüzgarlar
kalbimde bir vuruş nefes oluyor
özlem içimi yakan bir ateş
sözlerin çekingen ruhuma yol oluyor

ben seni özledikçe
özlemenin en ucra köşesinde kalbim
uzatıp elimi kalbimi senle sarasım geliyor
hasret adı bilinmez bir türkü
gözlerim hasretten gelen yollara dalıyor


ben seni özledikçe
ne sabah,ne akşam,ne bahar ne de kış
kalbime dolmuyor
baktığım her yer sen, gittiğim yollar sen
dilimde adından başka kelime olmuyor

ben seni özledikçe
zaman sen,sevda sen, gece sen oluyor...
ben seni özledikçe
yokluğun ölümüm; gittiğin yollar
terkedilmiş virane eder beni.
söz bittiğinde bil ki
çok özledim seni....

Pazar, Şubat 24, 2008

Ya geçmeli bu dereden ya da sessizlik en derininden
Zor zamanların kararı!
Geçip gitmeye karşı, kal köklen ihtimali…
Elimde kalan,
Bir atımlık kurşun
Bir yudum sevgi
Dertsiz bir selam
Ne zaman koptu kelimeler, ne zaman uzaklaştı
Ya yürekler
Orada yanan bir ateş olmalı
Yoksa
ya yoksa!!

Daha dün gibi sıcaklığın
Özlediğim günlere ne zaman geldim.
Çok uzaklardan bir ses tanıdık
İçimde sesim
Aşkı yüreğine kuşatan kadın
Yaşamın inceliği
Naifçe iç çeken lebuda…
Yürü gidelim diyor “sessizliğimize”

Kar soğuğu… Ardı ateşten orman…
Sessizliğimi görüyorum uzaktan, kalbim titrer

Hangi gün döndü sevdalık
Hangi gün koptu ipleri kalbin
Hangi gün uzaklar daha uzak oldu
Hangi gün bir selam yük oldu
Ve
Hangi gün ben bunları göremedim…

Tenin tenime ateş
Kalbin kalbime nefes
Ateşin ateşime rüzgâr
Ruhun ruhuma yar olsun

Kalbim dipsiz derinliklerde
Aklımla olsa, gittiğim yerler olurdu

Şimdi bir serçe gibi yağmurundayım
Islandım
Üşüyorum yokluğunda

Aşk kuşanmalısın
Tek seferlik intiharlar değil
Uzun zamanlı ayrılıklar değil
Kelimesiz sessizlik değil
Sessiz kelimeler kuşanmalısın…

Ruhum titremeli adını andıkça
Ruhunu vermezsen rüzgâra
Yokluğunu bulurum gecede
Bir kadının sözleri aşksa, yeri yüreğidir…
Yüreğinden gelenleri söyle bana
Susacaksak…
Seveceksek…
Gideceksek…
Geleceksek…
Her ne olacaksak
Sözlerimiz ruhumuzun aynası.
Gözlerimizde hapsedelim işte
Beraberce sevdayı…

Perşembe, Şubat 07, 2008

var-yok-var

buzdan soğuk yokluğun
tuttukça elime yapışan
bıraktıkça canımı yakan
uyanmanın adı, senli sevdalar olan...


bu kaçamak cümleler başlayalı
bu sessizlik yemini edileli
bu kuşku ormanının önündeki ilk ağaç dikileli
bu çıkmaz sokağın son kapısı karşımdaki.
bu uçsuz gökyüzü! serin mi? bilemedim!

o kapının ardı yokluğun
çelimsiz bir gülümseme
zor geçecek zamanlara inat,
çekimser sözcükler...

sussak keşke,
o buz dağı kelimelerden önce
o yalnızlığın kokusunu vermeden önce
o yaz ikindisi boğuculuğundan önce
gelişin olsa kalbime
ilk gün telaşıyla telaşlansa yüreğim
tüm umutsuzluklaı atıp
taze bir umut bulsan içimde
koşarak gelsek
koşarak geçsek ilk aşk karmaşasından


kalplerin sulh bulduğu mayıs akşamlarında
huzurla gelsek kapılarımıza
önü ardı sen olan evler olsa
birde umuda yüz tutmuş gelecek
bir sevinsek
sevinmede kalsak
öylece dursak sevinç olsak

Cumartesi, Ocak 26, 2008

bayram sonrası.....

bulut bulut içimde birikmiş aşk
bir yol ver yağayım yamaçlarına
yoksa bu yağmur gam olur bende

sevdanın en ince hali bu
bin kelimelik bir yalnızlık,
bir kelimenle dağılacak...

akşam olmadı yüreğim işte.. olmasın!
baharın nefesini toplama bahçemden
yoksa bu yağmur sel olur gönlüme

"ellerinde anahtar
aç bu kapıyı gel diyorum"

uzun zamanın yalnızlığı bu
sen istemeden geçmez bu kervan
söz dinlemiyorum duam ol diyorum.

baharın ilk ışıları uzaktan
bu yüreğe gel dediğinde
yağmur olup yağacak bunu ben biliyorum.

sonrası ruhların dansı
sevdanın aşka kucak açan raksı
gelişin şenlik,susman bayram sonrası...

28 aralık..

Salı, Ocak 22, 2008

gerek-çe

sevmek için yürek ...
aşk için cesaret...

geçtiğimiz yollarda parlak taşlar
gökyüzünden bir yıldız,
karışık düşünceler,
ruhumuzu kabz etme...

aşk için mi sessizliğin?
rüzgarında kalan yaprak
kaç bahar sürüklenir?

aşk gerek
kavuşmak gerek
sevdalı bakış gerek

içten bir ses
gülüşüne düğümlensin gözlerim
sevmek için, yüreğime gel
aşk için yüreğinde ki cesareti bana ver...