Çarşamba, Şubat 28, 2007

yarım rüyalarım


bir düşün arka sokağındayım
çekişmeli bir muharebenin
tamda sonunda

burada herşey bildik sevdalardan
sokağa düşmüş yarım rüyadan
en acı müzikten ibaret

sevmelerin kalmadığı aşklardan
çiçeklerin kokmayanından
kabz olmuş ruhlardan ibaret

işte bu aşk denen illet
kimsesiz kaldığında birde
yıkıcı bir hayal öğütücü
yakıcı bir ateş oluyor

aşk adına söyleyeceklerim!
hepsi boğazımda
yarım kalan tüm duygularımla
düşlerin arka sokağında
en titrek rüyada
vucut bulmuş karmaşa...
şimdi,
sıyırıp kendimi
göç eden bir kervanın peşinden
ipek yolundan
yemen yolundan
geçip gidip deve güdüp
sonra bir başkasından
başka yarım kalmış bir rüyadan
belkide daha da çok riyadan...

bambaşka bir budalalıkla
tekrardan aşkı deneyebilecek miyimdir?...

Salı, Şubat 27, 2007

yok




ruhumda esen
tek esinti
tek mısra
tek söz

yok olma anıdır şimdi...

ne sessiz ne de kimsesiz
yok olma anı
onurluca
çekip çekilip uzaklaşmak
ruhumun en metruk kapısından.
aşk yok
söz yok
yokum
yokuz
yokluk
yok olma!

Çarşamba, Şubat 07, 2007

azar azar



tekmili birden,geldiler..
en ummadığım duygular
tövbekar bir neslin
kırık günahları...
öyle ezik bir böbürleniş
daha önce hiç görülmemiş!
tekmili birden
en bilinmedik sözcükler
en sessiz müzikler
azar azar...
üstüne sayacağımız bir saat kalmadan
yaşayacağımız bir an bırakmadan
hep beraber biz dedik..
metruk bir çokluk
tenha bir sokak
sessiz bir kaldırım
içinde çimenler olan birde köhne ümit
öylece kalmanın
ölmeden kalmanın
öncede kalmanın acısı gibi
tekmili birden gelip
belirsiz bir gölge
sahipsiz bir insan
sukunetli bir ruh bıraktılar..

Pazartesi, Şubat 05, 2007

nisuka



perdelerinde çiçek yok
kara bir gece gibi duruşun
bir mısranın son kelimesi
içi küf tutmuş bakır bir cezve

gelip geçer tekelinden zamanın
yanımızda kalan onca çocukluğumuzla
koşuyorduk aslında
sevdalara sevdalıydık
kale arkasından yürüyüp
en deli gençliğimizi yollarda bıraktık
kimselerin bilmediği aşikar tenhalara.
sende büyüdün işte otuzbeş koca yıl...
iyi ki doğdun en eski çocukluğum...

Cuma, Şubat 02, 2007

bitti


bir saniye de aldatıldı
tek hamle erken davranmak!
tek söz kalabalığın içinde
tüm vazgeçmeler başladı

bunu da biliyoruz
senin gelmeyeceğini bilmek gibi
seni bir diyara göndermek gibi
yolları olmayan dönülmez ülkesinde
bir masalın en kırık tadı
gözlerimde en soğuk rüzgarlar
söylenmeyen haykırışlar gibi
bir saniye
ve sen orada yoktun...

en derin bilginin
açıklanamaz anlamı işte bu
ikimizde biliyoruz
"an" da kaldı sevdalar...
bir çocuğun en saf gülüşü
bir mavinin en koyu yalnızlığı
ve baharın çiçeksiz tazeliği...

kapıda duran bir yudum umut
kötülüğe bedel biçilmemiş,
gerçek aşklar diyarından
en gizli notayı çalacak
sonra onu yürek ateşinde çalacak
o en sevdalı aşk öyküsü
bir masal yalnızlığında
öylece
sessizce çekip gitti bizden...