Pazar, Şubat 24, 2008

Ya geçmeli bu dereden ya da sessizlik en derininden
Zor zamanların kararı!
Geçip gitmeye karşı, kal köklen ihtimali…
Elimde kalan,
Bir atımlık kurşun
Bir yudum sevgi
Dertsiz bir selam
Ne zaman koptu kelimeler, ne zaman uzaklaştı
Ya yürekler
Orada yanan bir ateş olmalı
Yoksa
ya yoksa!!

Daha dün gibi sıcaklığın
Özlediğim günlere ne zaman geldim.
Çok uzaklardan bir ses tanıdık
İçimde sesim
Aşkı yüreğine kuşatan kadın
Yaşamın inceliği
Naifçe iç çeken lebuda…
Yürü gidelim diyor “sessizliğimize”

Kar soğuğu… Ardı ateşten orman…
Sessizliğimi görüyorum uzaktan, kalbim titrer

Hangi gün döndü sevdalık
Hangi gün koptu ipleri kalbin
Hangi gün uzaklar daha uzak oldu
Hangi gün bir selam yük oldu
Ve
Hangi gün ben bunları göremedim…

Tenin tenime ateş
Kalbin kalbime nefes
Ateşin ateşime rüzgâr
Ruhun ruhuma yar olsun

Kalbim dipsiz derinliklerde
Aklımla olsa, gittiğim yerler olurdu

Şimdi bir serçe gibi yağmurundayım
Islandım
Üşüyorum yokluğunda

Aşk kuşanmalısın
Tek seferlik intiharlar değil
Uzun zamanlı ayrılıklar değil
Kelimesiz sessizlik değil
Sessiz kelimeler kuşanmalısın…

Ruhum titremeli adını andıkça
Ruhunu vermezsen rüzgâra
Yokluğunu bulurum gecede
Bir kadının sözleri aşksa, yeri yüreğidir…
Yüreğinden gelenleri söyle bana
Susacaksak…
Seveceksek…
Gideceksek…
Geleceksek…
Her ne olacaksak
Sözlerimiz ruhumuzun aynası.
Gözlerimizde hapsedelim işte
Beraberce sevdayı…

Perşembe, Şubat 07, 2008

var-yok-var

buzdan soğuk yokluğun
tuttukça elime yapışan
bıraktıkça canımı yakan
uyanmanın adı, senli sevdalar olan...


bu kaçamak cümleler başlayalı
bu sessizlik yemini edileli
bu kuşku ormanının önündeki ilk ağaç dikileli
bu çıkmaz sokağın son kapısı karşımdaki.
bu uçsuz gökyüzü! serin mi? bilemedim!

o kapının ardı yokluğun
çelimsiz bir gülümseme
zor geçecek zamanlara inat,
çekimser sözcükler...

sussak keşke,
o buz dağı kelimelerden önce
o yalnızlığın kokusunu vermeden önce
o yaz ikindisi boğuculuğundan önce
gelişin olsa kalbime
ilk gün telaşıyla telaşlansa yüreğim
tüm umutsuzluklaı atıp
taze bir umut bulsan içimde
koşarak gelsek
koşarak geçsek ilk aşk karmaşasından


kalplerin sulh bulduğu mayıs akşamlarında
huzurla gelsek kapılarımıza
önü ardı sen olan evler olsa
birde umuda yüz tutmuş gelecek
bir sevinsek
sevinmede kalsak
öylece dursak sevinç olsak