buzdan soğuk yokluğun
tuttukça elime yapışan
bıraktıkça canımı yakan
uyanmanın adı, senli sevdalar olan...
bu kaçamak cümleler başlayalı
bu sessizlik yemini edileli
bu kuşku ormanının önündeki ilk ağaç dikileli
bu çıkmaz sokağın son kapısı karşımdaki.
bu uçsuz gökyüzü! serin mi? bilemedim!
o kapının ardı yokluğun
çelimsiz bir gülümseme
zor geçecek zamanlara inat,
çekimser sözcükler...
sussak keşke,
o buz dağı kelimelerden önce
o yalnızlığın kokusunu vermeden önce
o yaz ikindisi boğuculuğundan önce
gelişin olsa kalbime
ilk gün telaşıyla telaşlansa yüreğim
tüm umutsuzluklaı atıp
taze bir umut bulsan içimde
koşarak gelsek
koşarak geçsek ilk aşk karmaşasından
kalplerin sulh bulduğu mayıs akşamlarında
huzurla gelsek kapılarımıza
önü ardı sen olan evler olsa
birde umuda yüz tutmuş gelecek
bir sevinsek
sevinmede kalsak
öylece dursak sevinç olsak
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder