kaza-ra
farketmediğim bir an
tek kelimelik bir hata
anlaşmalı mıyız hayatla!
yoksa tek mi kalmalı tüm sancılarda,
kaza-ra...
rastladım işte bugün sana
varlığın gibi buda bir kaza...
Pazartesi, Nisan 30, 2007
Cumartesi, Nisan 07, 2007
zamansız
tekmiş, kimsesi yokmuş,
yağmurda ıslanmış ürkek bir yürek
gözlerinde umuda asılı kalmış bir boşluk
ya geçecek bu çileli köprüden
ya gelip geçecek hayat ellerinden
yüz çevirmiş kendinden,özlemekten,sevmekten
yokluğun ne olduğunu anlamaz yüreği
tüm arzuları engin bir karanlıkta
bir ışık işte gelse! bir hüzme sadece
bulacak en körpe aşkı memnuniyetle.
bir başağın sarı sıcak keyfini düşünmüş
güneşe dönük yüzlerin iç açıcı telaşını
çok eski zamanlardan,bilmediği meçhullerden
tek kalan o güçlü duygu bu
annesinin yaşı kadar yaşadığında
en güzel renkleri derecek belki de!
ruhunda bir husumet şimdi,
ne bugüne, ne düne, nede yarına ait
çok ama yok gibi herşey...
ne hissettiğini unuttuğu günler
en başta ne olmuştu?
en ince kelimeler bir balon olmuştu.
sardı sonbaharın acı rüzgarı.....
zaman, saman, tavan...
işte şimdi tastamam,
dünyaya aykırı tüm olanlardan
dışlanıp ruhunun tüm anlamlarından
hiçliğin eşiğinde, yürek atışı kadar tek
bundan sonrası olmayacak
ilk kaybettiği geleceği
önce onu eritip hayatından çıkarmış
sonra fallarda duyduğu masal aşkları
yaşanmış dünleri,gelecek yarınları atmış,
ortada kalan tek bugün
acıdan sıyrılabilir mi bu kadın?
sıyrılıp kalbinin hep kanayan yarasından
herkesten uzak buluşma noktasından
kendi başına olmadığı kalabalığından
ben ruhum ve acılarım derken
ben diyip alıp eline yüreğini
yok edip ruhunu
öylece kalır mı bu kadın?
yağmurda ıslanmış ürkek bir yürek
gözlerinde umuda asılı kalmış bir boşluk
ya geçecek bu çileli köprüden
ya gelip geçecek hayat ellerinden
yüz çevirmiş kendinden,özlemekten,sevmekten
yokluğun ne olduğunu anlamaz yüreği
tüm arzuları engin bir karanlıkta
bir ışık işte gelse! bir hüzme sadece
bulacak en körpe aşkı memnuniyetle.
bir başağın sarı sıcak keyfini düşünmüş
güneşe dönük yüzlerin iç açıcı telaşını
çok eski zamanlardan,bilmediği meçhullerden
tek kalan o güçlü duygu bu
annesinin yaşı kadar yaşadığında
en güzel renkleri derecek belki de!
ruhunda bir husumet şimdi,
ne bugüne, ne düne, nede yarına ait
çok ama yok gibi herşey...
ne hissettiğini unuttuğu günler
en başta ne olmuştu?
en ince kelimeler bir balon olmuştu.
sardı sonbaharın acı rüzgarı.....
zaman, saman, tavan...
işte şimdi tastamam,
dünyaya aykırı tüm olanlardan
dışlanıp ruhunun tüm anlamlarından
hiçliğin eşiğinde, yürek atışı kadar tek
bundan sonrası olmayacak
ilk kaybettiği geleceği
önce onu eritip hayatından çıkarmış
sonra fallarda duyduğu masal aşkları
yaşanmış dünleri,gelecek yarınları atmış,
ortada kalan tek bugün
acıdan sıyrılabilir mi bu kadın?
sıyrılıp kalbinin hep kanayan yarasından
herkesten uzak buluşma noktasından
kendi başına olmadığı kalabalığından
ben ruhum ve acılarım derken
ben diyip alıp eline yüreğini
yok edip ruhunu
öylece kalır mı bu kadın?
Perşembe, Nisan 05, 2007
girdap
bir bakmışın en uzak köşelerden
bir fırtına kopmuş yüreğinden
hiç esinlenmeden gelmiş
uzaklardan en tuzak duygudan
"sıkılıvermişin" en sıradan maskeyle
kaçmak için hayatından...
sözleşmen zamanla olsaydı
aşka mahal duygularda
ip atlayarak dolanmazdın
bu yüzden belki de!
bir yanın neşenin girdabında;
asıl adın yalnızlık olacak
sen koştukça yüreğinde gizli depreplerle
aşklar hep son bulacak...
bir fırtına kopmuş yüreğinden
hiç esinlenmeden gelmiş
uzaklardan en tuzak duygudan
"sıkılıvermişin" en sıradan maskeyle
kaçmak için hayatından...
sözleşmen zamanla olsaydı
aşka mahal duygularda
ip atlayarak dolanmazdın
bu yüzden belki de!
bir yanın neşenin girdabında;
asıl adın yalnızlık olacak
sen koştukça yüreğinde gizli depreplerle
aşklar hep son bulacak...
Pazartesi, Nisan 02, 2007
üzgünüm
üzgünüm,tüm ölümlerim elinde.
bekliyorum oysa!
keder kendiliğinden geliyor...
üzgünüm
doğru bir yere gider gibi
aşka seni seviyorum der gibi
hala masallara inanır gibi
bu gece geldiğinde
tüm sevgilere inat
en kuytu köşelerden gelmeni
sanki bana gelir gibi
sana ve tüm aşklara !!
tüm denemelere rağmen
vazgeçemeyişim, ellerinden...
bekliyorum ecelimi
derin sessizliğinden
öylece duruyorum acıda
acının en can alıcı bakışında
üzgünüm
sana ve tüm aşklara inat
kollarım kapalı koşuyorum
yalnızlığıma...
bu kalbimin sesi mi?
yoksa ihanetin nefesi mi?
saklayamadığın en derin yalnızlığım
başka rüzgarlarda savruluyor...
oysa!
çölde fırtına
kutupta buz
güneşte yaz yok baksana!!
yok eden günleri
aşka yenik düşen acıları düşün...
hangi güneşte yandı ki kalbin ateşi bilir
hangi denizde boğuldu ki vurgunu bilir
bu mesele sensizliğin yazgısı
uzak diyarlarda kaldı
aşka inanan bu deli kızın fırtınası.
bekliyorum oysa!
keder kendiliğinden geliyor...
üzgünüm
doğru bir yere gider gibi
aşka seni seviyorum der gibi
hala masallara inanır gibi
bu gece geldiğinde
tüm sevgilere inat
en kuytu köşelerden gelmeni
sanki bana gelir gibi
sana ve tüm aşklara !!
tüm denemelere rağmen
vazgeçemeyişim, ellerinden...
bekliyorum ecelimi
derin sessizliğinden
öylece duruyorum acıda
acının en can alıcı bakışında
üzgünüm
sana ve tüm aşklara inat
kollarım kapalı koşuyorum
yalnızlığıma...
bu kalbimin sesi mi?
yoksa ihanetin nefesi mi?
saklayamadığın en derin yalnızlığım
başka rüzgarlarda savruluyor...
oysa!
çölde fırtına
kutupta buz
güneşte yaz yok baksana!!
yok eden günleri
aşka yenik düşen acıları düşün...
hangi güneşte yandı ki kalbin ateşi bilir
hangi denizde boğuldu ki vurgunu bilir
bu mesele sensizliğin yazgısı
uzak diyarlarda kaldı
aşka inanan bu deli kızın fırtınası.
Pazar, Nisan 01, 2007
uyku-suz
uykusuzum
aylardır geçmeyen bir yorgunluk
kendi ateşime pervane
dönüp duruyorum yüreğimin etrafında
günler uzuyor
geçsin diye bakıyorum saate
zamanı yakalamadım hiç
hep yekne sak duygularda
derin bir uykuya davetli uykularım
herşeyi unutmaya yeminli,
ruhumu titreten bir melodi
uykusuzum!!!
uykulara dalmak
rüya da olmak
ve yanılmak
uykusuzum
gözlerimden akan
yüreğimin hasteti
uykusuz gözüm
uykusuz yüreğim
tek susma ne olur
tek susma
tek sen susma
sessizlikte boğulma
unutma
ama sakın unutma
uykusuzluk adım
sen sessiz olma...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)