Çarşamba, Kasım 16, 2011

sen ve sen / ben ve ben

ne olduğunu yapraklar fısıldamamışken,
sen tüm bilgeliklere inat;
kalbimize dolan tüm hasretle
yüzleşememişken henüz
zehir saçan kelimelerini
rüzgara bıraktın.
elinde tuttuğun kalem
aklımın en derin köşesine yazdı seni
kalbimin ortasında,
telaşsız,
yalnız,
sessizdin oysa.
bunca terkedilmişlikten geçmişken yüzün,
elinin ateşi kalbinden çokken,
tüm arzuların bende kalmışken,
oldu herşey.

"sen ve sen"

sessizce
kelimesizce
bir kelime ustası iken
yollardan topladığım
bir avuç çakıl taşımı
savurup havaya
bakmadan ardına
çekip gidemeyeceksin
bunu farkettiğinde
geleceksin
geldiğinde
bir sözün olduğunda
sağırlaşmış kalbim
ağırlaşmış ruhum
ıslanmış gözlerim
kalınlaşmış sesimle
eğilip kulağına
fısıldayacağım
artık

"ben ve ben"

Pazar, Temmuz 17, 2011

zahmet

ben adım konalı beri aşkı bilir gibi
ben adım atalı beri sana gelir gibi
ben gülmeyi öğreneli beri seni görür gibi
açlığı bileli beri sana açmışım gibi
aşkın takipçisiyim biline
sınırı kim koydu bilmem de
aşk olmadan çekemem bu dünyayı.

aşk bazen

aşk bazen
aşk hep hiç olmadı ki zaten
aşk bazen senin gülüşünde ki kıvrımlarda
sen hep gülmedin ki hiç
aşk ellerinde tutuşan bir yangındı
ellerimi hiç tutmadın ki zaten
aşk olsun dediğinde aşk hep olsun demeyi hiç kesmedim ki
kaçtığım duyguların hepsi sende aşk zaten
sen bunu hiç aşk sanmadın ki.