
Herşeyden ağırdı hayat oysa
boynunda taşıdığı prangalar vardı
gözleri kahverengi, yüreği saydamdı
denizlerin sesi vardı saçlarında
geçmiş bir sis bulutu bulup örtünmüştü
gelecek bilinmez bir dehlizin uğultusu
yaşamıştı,
geçen yıllara inat taşıyordu korkuları
aşk adına çektiği bilinmez duyguları
çocukça boğulan, akıllıca bulduğu sanrıları
gelecek vardı hayatında
uzakta gülen bir güneş yoktu
hesaplar, faturalar, satılan hayatlar..
kimsesizliği gelirdi aklına hep
çokda gitmezdi aklından
uğruna var olacağı insanı
aşk adında ki adamı düşünürdü
incinmişliklerine eklediği sesi
yüreğine eklediği busesi
sevgilisine hazırladığı nişanesi
bir gece geldi önce
bir gece vardı önce
bir gece bitti sonra
ömrünün tüm gecelerini aldı yanına
onca yaşantıyı aldı
gecelerini kattı canına
gitti...
gidenin peşinden ağladı
gidenin ardından karalar bağladı
hayatı gidenleri beklerken
hayatı kalanın ne olduğunu anladı
ne oldu gitti?
şimdi elinde ipliği gece dikiyor gençliğine
giden tüm gecelerinin yerine
bir gece, sadece bir gece
hayatı ölüm çizgisinde izlediği
aşkı kadın yüreğine gömdüğü
bilinmeyen bir gece
eylül 2003